"Kendim satarım, neden aracıya para vereyim?"
En çok duyduğumuz cümle bu ve haklı bir soru. Rakamlarla cevap verelim — üstelik her durumda bizi haklı çıkarmıyor.
"Kendim satarım, neden aracıya para vereyim?"
Bu, en çok duyduğumuz cümle. Ve tamamen haklı bir soru. Kimse sebebini anlamadan para vermek istemez. O yüzden savunma yapmak yerine hesabı açalım.
Hesabın üç kalemi var
Aracınızı kendiniz sattığınızda hizmet bedeli ödemezsiniz. Bu, en görünür kalem. Ama görünmeyen iki kalem daha var.
1. Harcanan zaman
Kendi satışında geçen süreyi kalem kalem yazalım:
- İlan hazırlığı, fotoğraf çekimi, metin yazımı
- Gelen aramalar — büyük kısmı galerici, takasçı veya sadece fiyat soranlar
- Araç görme randevuları, gelmeyen kişiler, ertelenen buluşmalar
- Pazarlık görüşmeleri
- Evrak toplama, noter randevusu
Bu sürecin toplamı çoğu satışta haftalar sürüyor. Kendi saatinize bir değer biçin ve çarpın. Çıkan rakam çoğu zaman insanı şaşırtıyor.
2. Pazarlıkta kaybedilen tutar
Asıl büyük kalem burası ve çoğu satıcı bunu hiç hesaplamıyor.
Siz bu işi hayatınızda birkaç kez yapıyorsunuz. Karşınızdaki kişi — özellikle galerici ya da takasçıysa — her gün yapıyor. Fiyatı söylerken tereddüt ettiğinizi, acele ettiğinizi, aracı ne kadar süredir sattığınızı anlamak onun için zor değil.
Bir de şu var: ilan üç haftadır beklediğinde insan yoruluyor. Yorulan satıcı, gelen ilk ciddi teklife hak ettiğinden düşük olsa bile "kurtulayım" diyerek evet diyor.
Piyasayı bilmeden konulan fiyat da ayrı bir kayıp. Aracını gerçek değerinin altına açan biri hızlı satar ve mutlu olur — farkı hiç öğrenemediği için.
3. Hizmet bedeli
Konsinye satışta ödediğiniz kalem bu. Karşılığında ekspertiz organizasyonu, stüdyo fotoğraf, ilan yönetimi, alıcı filtreleme ve pazarlık yönetimi alıyorsunuz. Komisyon ise yalnızca satış gerçekleştiğinde alınıyor.
Hesap her zaman bizi haklı çıkarmıyor
Burada dürüst olalım: bu üç kalem herkes için aynı sonucu vermiyor.
Kendiniz satmanız daha mantıklı olabilir eğer vaktiniz bolsa, pazarlıktan rahatsız olmuyorsanız, piyasayı takip ediyorsanız ve aracınız zaten çok talep gören bir modelse. Böyle bir profildeyseniz aradaki farkı cebinizde tutarsınız ve bunu söylemekten çekinmeyiz.
Hizmet almanız daha mantıklı eğer işiniz yoğunsa, pazarlık sizi yoruyorsa, piyasayı takip etmiyorsanız veya aracınız hasar kaydı gibi anlatılması gereken bir geçmişe sahipse. Bu durumlarda kaybedilen tutar, çoğu zaman ödenen hizmet bedelinden fazla oluyor.
Nasıl karar verilir?
Tahminle değil, rakamla. Aracınızın gerçek piyasa bandını öğrenin ve kendi satış senaryonuzla karşılaştırın. Bandın altına düşme ihtimaliniz yüksekse hesap zaten kendini anlatır.
Değerlemeyi öğrenmek sizi hiçbir şeye mecbur bırakmıyor; sözleşme imzalanmadan bir yükümlülüğünüz olmuyor. Araç değerleme sayfamızdan başlayabilir, kararınızı ondan sonra verebilirsiniz.